DENİZ TAŞIMACILIĞI COVİD-19 DALGALARI İLE ÇALKALANIYOR

Tüm Dünya Corona virüs salgınıyla savaşırken deniz taşımacılığı da küresel ekonominin derin bir durgunluğa girmesinin etkilerini yaşıyor.

Salgının başlarında çıkış noktası olan Çin’de birçok gemi seferi iptal olmuştu, salgının yayılması sonucunda dünya ticaretinin olumsuz etkilenmesi sonucunda milyonlarca çalışan ve tüketici ev karantinası altında hayatlarını sürdürüyor.

Denizlerdeki 50bin kargo gemisi ve 1.6 milyon denizci ise bu krizi çok daha derinden yaşıyor. Birçoğu gemilerini terk edemiyor, bazıları ödeme alamadan evinden uzakta bir otelde sıkışıp kalmış durumda ve evlerine gidecek bir uçuş bulamıyorlar.

Her ay 100 bin sözleşmeli denizcinin sözleşmesi sona eriyor ve uçaklarla evlerine dönüyorlardı. Ancak pandemi sonucunda uçuşların durdurulması bu denizcilerin indikleri liman şehrinden ayrılamamalarına neden oldu.

Bu gemilerden birinden inen seyir kaptanı Nick Chubb gemide çalışmanın Televizyonu olan bir hapishane’de olmak gibi olduğunu söylüyor.

Kaptan röportajında gemide çalışmanın çoğu zaman olumlu olduğunu söylüyor, yine de sözleşme sonlarına doğru derin bir yorgunluk hissi oluştuğunu da ekliyor. Bir seferinde yakıt tankeriyle yaptığı 4 aylık sözleşmesi 3 hafta uzamak durumunda kalmış, kendisi bu durumla baş etmenin oldukça zor olduğunu belirtiyor.

Bazı denizcilerin sözleşmesi 9 aya yakın sürebiliyor. Denizciler bu tarihler arasında sürekli denizde oluyorlar ve ailelerinden uzak kalıyorlar.

Dünyanın en büyük deniz taşımacılığı firmalarının başında gelen AP Moller-Maersk, çalışanları arasında sosyal izolasyonu sağlamak adına mürettebat değişiklerini ilk durduran firmalardan biri oldu. Ancak küresel seyahatteki oluşan ani sıkıntılar birçok çalışanının lokasyonlarından ayrılamamasına ve gerekli desteği alamamasına neden olabilir.

Sektör korona virüs pandemisinden önce de zor zamanlar geçiriyordu.

Bunun en baş sebeplerinden biri Uluslararası Denizcilik Örgütü tarafından alınan kararlar sektörün kükürt emisyonunu düşürme amacıyla aldığı kararlarla çevre dostu yakıta geçmek durumunda kalmaları oldu.



İkinci etken ABD ve Çin’in arasındaki ticaret savaşları ve bu iki büyük ekonominin aralarındaki ticari anlaşmanın ilk aşamasını uygulamadaki başarısızlıkları oldu.

Kopenhag merkezli Sea-Intelligence şirketinin genel müdürü Alan Murphy denizcilik sektörünün son 10 yılda çok para kazanamadığını belirtiyor.

Örneğin 100 dolarlık bir çift ayakkabının taşıma nakliyesi 10 cent civarındadır, gidilen mesafeye baktığınızda bu çok küçük bir rakam. Bu yüzden Çin, düşük iş gücü maliyetinden dolayı Dünyanın ana üreticisi konumuna geldi.

Bimco’nun analisti Peter Sand, katıldığı bir webinarda 2020’nin deniz taşımacılığı sektörü için giderek zorlaşacağını belirtiyor ve ekliyor; “gıda ve ürünlerin ihtiyaç duyulan yere gitmesini sağlamak için liman ve terminallerin açık tutulduğundan emin olmalıyız, çünkü taşımacılığın toplumla buluştuğu ana yer buralardır”.

Sea Intelligence’nin raporuna göre arz ve taleplerdeki dalgalanmalar şirketlerin operasyonlarını iptal etmesine neden oluyor. Şu ana kadar 384 gemi operasyonu iptal oldu, 2020’nin sonuna kadar denizcilikte %25, tüm ekonomide %10 düşüş bekleniyor.

Çin limanları nisan ayında operasyonlarına başladı, tüketici kanallarına hizmet veren birçok liman kapasitesinin çok daha altında çalışıyor.

Sektör henüz fiyat indirmek zorunda kalmadı. Ancak bu yapmak zorunda kalınırsa ve 2008 krizinden sonra olduğu gibi hacim %10 oranında düşer navlun oranlarında %20 indirim olursa bu sektöre 20-23 milyar dolar işletme zararı olacaktır. Bu da şirketlerin son 8 senedeki karına eşit.

Şu an için pek çok bilinmeyen var. Ticaretin normal hacmine ne zaman döneceği hakkında bir öngörü yapılamıyor.

Yakın gelecekte bazı ürünlerin bulunması zorlaşacak. Güney Afrika gibi gelişmekte olan ülkelerde sadece hayati ürünler limanlardan geçiriliyor. Bu gibi ülkelerden Avrupa’ya yapılacak ihracatlar kısıtlı olacak.

Örneğin mangallarda kullanılan odun kömürleri Avrupa’ya Güney Afrika’dan geliyor. Odun Kömürü ihracatı durmuş durumda ve yakın zamanda Avrupa’da bu ürünlerin azalması bekleniyor.

Taşımacılık sektöründeki tek istisna Petrol. Petrol fiyatları düştükçe tankerlere olan talep ciddi şekilde arttı. Şu an denizdeki gemiler günlüğü 230 bin dolardan kiralanıyor. İki sektör için de rüya gibi bir dönemden geçiliyor.

Ancak Covid-19 nedeniyle azalan petrol talebi sayesinde bu gemilerin bir süre sadece petrol depolama amacıyla kullanılacağı öngörülüyor.

Peki Covid-19’un ardından 2020 sonrası için Deniz Taşımacılığı sektörü için öngörüler neler?

Havayolu nakliyesi deniz taşımacılığı ile karşılaştırıldığında oldukça küçük bir pazar. Normal zamanlarda bile dünya kargolarının %90’ı deniz yolları ile taşınıyor. Birçok analist Avrupa ve Kuzey Amerika’daki durumun sektörü derinden etkileyeceğini düşünüyor.

Thetius’tan Nick Chubb 10 sene süren zor bir dönem olabileceğini söylüyor.

Alan Murphy ise gelecek yıllarda ticaret ve küreselleşmenin yöntemi ve sürdrülebilirliği ile ilgili bolca tartışma olacağını söylüyor ve dış kaynak kullanımına kullanımına karşı birçok muhafazakar tartışma olacak.

Bu krizin Dünyadaki tedarik zinciri üzerinde derin bir etkisi olacak ve önümüzdeki yıllarda siyasi tartışmaların konularından biri olacak diye ekliyor.

Kaynak: BBC News

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir